sanalica ile sanalika

Ocak 9, 2010 - 8:15 am No Comments

Arkadaşlar isim benzerliği yüzünden bazı arkadaşlarımız karıstırıor  sanaLika İLe sanalica Ayrı Dallar altında bir sistemdir Ve burası İLe hiç bir bağlantısı yoktur

Sanal’ica İLe yaşam

Ocak 9, 2010 - 8:13 am No Comments

sanalica günlük yaşantınızda çok büyük etkinliklerde size yardımcı olacağını biliyordunuzmu  nasıLmı  Smile  sabredin

2010 yılının 2 ci haftaası

Ocak 8, 2010 - 9:09 am No Comments

2010 yılı kimine hayırlı kimine mutluluk kimine maddi kimine sağlık huzur vs. getirdi 2010 yılına girdiğimizin ilk haftası 51 Smile hafta

08 ocak malatya gün güneşlik

Ocak 8, 2010 - 9:06 am No Comments

ocak 8 malatyada bahar havası var sanki 2 gün öncesi -5 lerde olan malatya bugun + 10 da havanın bır anda bu sekıl degısmesı insanları şaşırtı

Malatya playsitation da zirve yer playland

Ocak 7, 2010 - 1:15 pm No Comments

malatyada playstation caffelerde öncülük eden playland caffe de aıle yeri kız arkadasınız ıle gelebılecegınız bır mekan  ptt arkasında olan playland a herkesı bekleriz

Kapadokya’yı 1.6 milyon ziyaret eden turistler

Ocak 7, 2010 - 10:52 am No Comments

Türkiye’nin peribacaları ile ünlü Kapadokya bölgesindeki tarihi ve turistik merkezleri geçen yıl içerisinde 1 milyon 686 bin 762 yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği bildirildi.
Nevşehir Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ziyarete açık bulundurulan Göreme Açık Hava Müzesi başta olmak üzere Çavuşin, Karanlık,St.Jean ve El Nazar Kilisesi, Mustafapaşa, Açıksaray ve Zelve Örenyeri, Nevşehir, Ürgüp ve Hacıbektaş Veli Müzesi ile Derinkuyu,Özkonak,Tatlarin ve Kaymaklı yer altı kentlerini geçen yıl boyunca 1 milyon 138 bin 487 si yabancı,548 bin 275 i de yerli olmak üzere 1 milyon 686 bin 762 turist ziyaret etti.
Kapadokya bölgesindeki tarihi ve turistik merkezleri 2008 yılı içerisinde de 1 milyon 149 bin 746 sı yabancı ve 989 bin 681 ide yerli olmak üzere 2 milyon 139 bin 427 turist ziyaret etmişti

vizesiz geçişin meyvelerini Hatay, topluyor

Ocak 7, 2010 - 10:51 am No Comments
Türkiye ile Suriye arasında vizenin kaldırılması turizm alanında hissedilmeye başlandı
manset ic 198831  vizesiz geçişin meyvelerini Hatay, topluyor

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, Yayladağı ve Reyhanlı ilçelerinde 2 gümrük kapısı bulunan Hatay’a eylül ve aralık arasındaki dönemde 100 binin üzerinde Suriyeli geldi.

Hatay Turizm Derneği Başkanı Metin Kışlıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, vizesiz geçişin avantajlarının kentte hemen hissedildiğini, 4 ay gibi kısa sürede yabancı turist sayısının yüzde 50 oranında arttığını söyledi.

Çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan, tarihi ve doğal güzelliklerine rağmen turizmden hak ettiği payı alamayan Hatay’da kötü gidişin olumlu gelişmelerle sona ermeye başladığını ifade eden Kışlıoğlu, kentteki otellerin yüzde 90’a varan doluluk oranına ulaştığını kaydetti.

Kentte 5 yıldızlı sadece 2 otel bulunduğunu, yatırımcıların gelişmelere paralel olarak gözlerini Hatay’a çevirdiğini belirten Kışlıoğlu, aynı kalitede 2 otel daha yapılmasıyla ilgili projelerin tamamlandığını, inşaat çalışmasına başlanmasını beklediklerini söyledi.

Hatay’da 35 otel bulunduğunu, 4 bin yatak kapasitesi olduğunu ifade eden Kışlıoğlu, şöyle konuştu:

“Kentimize vizesiz geçişle birlikte inanılmaz bir hareketlilik geldi. Vize uygulamasının kalktığı 4 aylık sürede otellerimizden lokantalarımıza ve alışveriş merkezlerimize kadar birçok yerde hemen her gün Suriyeli turistleri görür hale geldik. Tarihi ve turistik mekandan hava ulaşımına, günübirlik alışverişten deniz turizmine kadar Orta Doğu’nun ilgisini çekecek her potansiyele
sahibiz. Burada yatırım yapan asla zararlı çıkmaz. Bunun için öncelikle 5 yıldızlı tesis sayısını artırmalıyız. Kentimizde 1r milyon turist hedefine ulaşabilmemiz için turizm yatırımlarına ağırlık vermemiz şart.”
Kentteki otel işletmecileri de vizesiz geçişle doluluk oranlarının arttığını, bunun daha da hareketlenmesini beklediklerini kaydetti.

Türkçe bilen eleman tercihi

Titus Turizm Müdürü Mehmet Ali Barutçu da vizesiz geçişle birlikte Suriye ile Türkiye arasındaki turların sayısının arttığını söyledi.

Türk turistlerin Suriye’yi merak etmesinin yanı sıra alışveriş için tercih ettiğini ifade eden Barutçu, “Vizesiz geçişle birlikte iki ülke arasındaki giriş çıkışlar önemli oranda arttı. Suriyeli esnaf da vize uygulamasının kaldırılmasıyla artan Türk müşterilerine daha iyi hizmet sunabilmek için Türkçe bilen eleman çalıştırmaya başladı” dedi.

Suriyelilerin de Türkiye’yi deniz, güneş, kum, yayla ve kaplıcanın yanı sıra eğlence yerleri için tercih ettiğini belirten Barutçu, iki ülke arasında turizm alanında daha fazla gelişme yaşanmasının beklendiğini, bunun için yatırımlara hız verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

işlevi büyük! ama Kendi küçük

Ocak 7, 2010 - 10:50 am No Comments

beyeyhdd işlevi büyük! ama Kendi küçük

Hipofiz bezi burnun arkasında, beyinde yer alan nohut büyüklüğünde bir organ. Kendisi küçük ama işlevi oldukça büyük. Adeta tüm hormon sisteminin patronu. Yumurtalıklar, tiroid, böbrek üstü bezleri, hipofiz bezi sayesinde çalışıyor. Başka işlevleri de var: Hipofiz bezinin normal çalışmasıyla gebe kalınıyor, emzirme gerçekleşiyor, vücudun su ve tuz dengesi sağlanıyor.

İşte vücudumuzdaki etki alanı çok geniş olan bu küçük organın, çalışmasını sağlıklı sürdürmesi oldukça önemli. Ancak kafa travmaları, hipofiz bezinin çalışmasını olumsuz etkileyebiliyor. Böylece hormon sisteminin ‘patronu’ zarar görmüş oluyor. Trafik kazaları, yüksekten düşme gibi durumlarda oluşan kafa travmaları sonucu, hipofiz bezi yetmezliği gelişebiliyor.

İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, “Travma sonrası hipofiz bezi yetmezliği ilk defa bundan 80 yıl önce bilimsel çalışmalarda gösterilmiş, ancak üzerinde durulmamış. Son 10 yılda yapılan çalışmalar ise, küçük ya da büyük her tür kafa travmasından sonra hipofiz yetmezliği sıklığının geliştiğini gösteriyor. Yüzde 20-50 gibi üstelik bu ciddi bir oran. Bu sonuç, travma geçiren insanların yaşamlarının önemli bir kısmını ciddi hormon eksiklikleriyle geçirmesi anlamına geliyor.” diyor.

Boksörler Küçük Darbe Alsa Bile Tehlikeli
Kayseri Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı tarafından boksörler üzerinde gerçekleştirilen bilimsel çalışmada da kafa travması ile hipofiz bezi yetmezliği ilişkisi kuruluyor. Bu çalışmaya göre, boksörlerde majör kafa travması olmasa bile boks sırasında aldıkları küçük küçük darbeler nedeniyle 10 yıl içinde, yüzde 47′lere varan oranda hipofiz yetmezliği ortaya çıkabiliyor. Ancak bu durum yalnızca boksör için geçerli değil. Boksun dışında kickboks, karate, judo gibi sporlar da hipofiz yetmezliğine neden olabiliyor.

Genç İnsanlar Olumsuz Etkileniyor
Ülkemizde trafik kazası sayısı oldukça yüksek. Bu nedenle trafik kazası geçirdiği için hipofiz yetmezliği gelişen genç insanların çoğunlukta olduğuna değinen Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, bu durumun gözden kaçabildiğini, bu yüzden kafa travması öyküsü olan kişilerde periyodik olarak hipofiz fonksiyonlarının takibinin gerekli olduğunu söylüyor. Dr. Meriçliler, ABD’de her 100 bin kişinin 180-200′ünün, İtalya’da her yüz bin kişiden 300′ünün yılda bir kere kafa travması nedeniyle hastaneye yatması gerektiğini, bunların da yüzde 20-50’sinde hipofiz yetmezliği olduğu düşünülürse durumun ciddiyetinin daha kolay anlaşılabileceğine işaret ediyor.
Yetmezlik Neden Oluşuyor?

Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, hipofiz bezinde yetmezliğe yol açan nedenleri şöyle sıralıyor:

 Travmaya bağlı olarak gelişen ve hipofiz bezinin altından geçen kırık ya da kanama oluşması yetmezliğe neden olabiliyor. Kafa travmasına bağlı ödem o bölgede baskı oluşturuyor ve kafa içi basıncı artabiliyor.

 Kafa travması sonrasındaki oluşan hipofiz yetmezliğinin ortaya çıkma süresi genellikle üç ay ile beş yıl arasında değişiyor. Ancak büyük kısmı bir yıl içinde ortaya çıkıyor.

 Kafa travması sonrasındaki nörolojik durumun şiddetiyle, hipofiz sorunları arasında bir bağ bulunmuyor. Kafa travması geçiren ve nörolojik durumu hastanede yatmasını gerektirmeyecek kadar iyi olan bir hastada birkaç yıl sonra hipofiz yetmezliği ortaya çıkabildiği gibi, yoğun bakımda yatıp çıkan bir kişide yetmezlik gelişmeyebiliyor.

 Hipofiz bezinden hormonları salgılayan çok sayıda hücre var. Hipofiz bezindeki yetmezlik bu hücrelerin çalışma sistemindeki aksaklıklardan kaynaklanıyor. Bazen hipofiz bezinin tamamında bir sorun olmasa da, herhangi bir hücre grubunda tek başına sorun oluşturabiliyor. Örneğin troidten sorumlu hücreler zarar gördüyse troid çalışmıyor. Bazen sadece yumurtalıkları çalıştıran hücreler zarar görebiliyor. Bu durumda yumurtalıkların çalışmasında sorunlar ortaya çıkıyor. Bir başka örnek ise, vücudun tuz ve su metabolizmasındaki dengenin bozulması. Bu sorun oluşan kişi daha fazla su içiyor dolayısıyla idrara çıkma sayısı da artıyor.

 Hipofiz büyüme ve gelişmeden sorumlu olduğundan, büyüme hormonu salgısı erişkinlikte de sürüyor. Erişkinlerde büyüme hormonunun normal olması kas ve kemik yapısının korunmasında önemli. Yetmezlik geliştiğinde kemik ve kaslarda çeşitli sorunlar ortaya çıkabiliyor. Çocuklarda ise boy uzaması durabiliyor.

 Hipofiz bezinin tümüyle harap olması, ağır ve önemli bir durum. Kişi adeta yatağa bağımlı kalacak şekilde halsizleşebiliyor.

 Hipofizin bezine bağlı tiroid yetersizliğinde kişide çok ciddi halsizlik, yorgunluk, kabızlık, üşüme, saç dökülmesi, ödem ortaya çıkabiliyor. Kafa travması geçiren kişilerde bu şikayetler bir süre sonra başladıysa tiroid yetmezliğinin akla gelmesi ve araştırılması gerekiyor.

Bisküvi üreticisi Eti artık lüks yat üretecek

Ocak 7, 2010 - 10:49 am No Comments
manset ic 198981 Bisküvi üreticisi Eti artık lüks yat üretecek

Önde gelen bisküvi ve çikilota markası Eti, lüks yat üretimine girdi. Eti Holding’e bağlı Sarp Havacılık Lojistik Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ, Sarp Yatçılık adıyla Antalya Serbest Bölgesi’nde lüks yat üretimi için ruhsat aldı. Firma, nisan ayında üretime başlayacak. Antalya Serbest Bölgesi İşleticisi AŞ (ASBAŞ) Genel Müdürü Zeki Gürses, Eti Holding’e bağlı Sarp Yatçılık’ın serbest bölgeden ruhsat aldığını belirterek, “Eti, 40 metre üstü lüks yat üretip ihraç etmeyi planlıyor.” dedi.
Genel Müdür Gürses, Antalya Serbest Bölgesi’ndeki son gelişmeler hakkında bilgi verdi. Bölgede 112 firmanın faaliyet gösterdiğini, bunlardan 36’sının yabancı ortaklı olduğunu kaydeden Gürses, 2009 yılında 10 firmanın daha ruhsat alarak yatırıma başladığını bildirdi. Antalya Serbest Bölgesi’ndeki yatırımların 100 milyon dolara ulaştığı bilgisini veren Gürses, “Gelen firmaların 8′i yat üzerine faaliyet gösterecek. Diğer ikisi ise medikal ve inşaat alanında ruhsat aldı. Şu anda açık alanımız yok. Yüzde 99 doluyuz. Gelen firmalara atıl kalan yerleri tahsis ediyoruz.” dedi.
Antalya Serbest Bölgesi’nde yatırım yapacak firmaların çoğunluğu İstanbul Tuzla’dan geldi. Tuzla’da faaliyet gösteren Anteksan, Güven Denizcilik, Burgata Deniz Araçları ve Bella Yatçılık, önümüzdeki dönemde Antalya’da lüks yat üretimine başlayacak. Saba Yatçılık, ilk kez yat üretimine girecek. Yeni kurulan Trailer Taşımacılık da serbest bölgedeki yat firmalarına lojistik hizmet verecek. İnşaat firması Dekopol ise kalıp üretip ihraç edecek. Medikal alanda faaliyet Pharmamed Ltd. Şti de Antalya Serbest Bölgesi’nde yatırım yapacak şirketler arasında yer alıyor.
ASBAŞ Genel Müdürü Gürses, Antalya Serbest Bölgesi’nin lüks yat üretiminde artık ihtisaslaştığını, bu bakımdan dünyada ilk 5 arasında yer aldığını kaydetti. Tuzla’dan Antalya’ya kayan firmaların her geçen gün arttığına işaret eden Gürses, şöyle devam etti:
“Tuzla’da büyük gemi inşa sanayisi ile yat üretimi yan yana bulunuyor. Bunun ikisinin yan yana olması sıkıntı oluşturuyor. Bundan dolayı buraya doğru bir talep var. Ayrıca Tuzla’daki tersaneler denize uzak. Uzun mesafelerden tekneleri taşımak zorunda kalıyorlar. Oysa Antalya, denize yakın. Rıhtımı var. Üretilen yat rahatlıkla denize indirilebiliyor. Ayrıca burada her türlü hizmet veriliyor. Bürokrasi de az. Bir de burada arazi kiraları daha ucuz. Ruhsat süreleri 30 yıldan 45 yıla çıktı. Bu da yatırım için bir avantaj.”
Zeki Gürses, kanuni düzenlemeden sonra artık serbest bölgelerde alım satımla uğraşan firma sayısının her geçen gün azaldığına da dikkat çekti. Bu tür firmalara sağlanan bir takım muafiyetlerin kaldırıldığını kaydeden Gürses, “Artık Müsteşarlık ve Genel Müdürlük, gelecek firmalarda üretim yaparak ihraç etme kriteri arıyor. Onun için yeni gelen firmalar üretim ağırlıklı oluyor. Gelen firmaların ASBAŞ’ın karakteristik özelliğine göre olmasına da dikkat ediyoruz. Mesela gıda türü yatırımları çok fazla istemiyoruz. Çevre kirliliği oluşturacak firmaları başla yerlere yönlendiriyoruz.” diye konuştu. Antalya Serbest Bölgesi’nde ağırlıklı olarak yat, medikal, elektrik elektronik, tarım, tekstil firmaları faaliyet gösteriyor.

Türkiye Utrecht Fuarı için çalışmalara başladı

Ocak 7, 2010 - 10:49 am No Comments
TurKiye Fuara 150 ülkeden bin 400′ü aşkın turizm kuruluşunun katılması bekleniyor
manset ic 198973 Türkiye Utrecht Fuarı için çalışmalara başladı

Hollanda’da ülkenin en büyük turizm fuarı olan ve Hollandalıların tatil tercihlerini belirlemelerinde önemli bir yer tutan “Utrecht Uluslararası Turizm Fuarı” 12 Ocak 2010 Salı günü Utrecht Jaarbeurs’ta resmen açılıyor. Bu yıl 39′uncusu düzenlenecek olan ve beş gün süreyle açık kalacak olan fuara Türkiye’den sektör temsilcilerinin de yer aldığı toplam 150 ülkeden bin 400′ü aşkın turizm kuruluşunun katılması bekleniyor. Fuarda Türkiye’nin, Türk Turizm Müşavirliği’yle birlikte açılan ortak stantlarda her iki ülkede faaliyet gösteren çok sayıda turizm kuruluşuyla temsil edileceği açıklandı.
Konu ile ilgili açıklama yapan Lahey Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşavirliği Ataşe Yardımcısı Ahmet Temurci, “Müşavirliğimiz fuara 750 metrekarelik bir alanda yaklaşık 40 katılımcı kuruluş ile birlikte katılmaktadır. Türkiye bu büyüklükteki katılımıyla, Utrecht Turizm Fuarı’nın en büyük 10 katılımcısı arasında yer almaktadır. Ülkemizin tanıtımı açısından büyük anlam ve önem taşıyan bu faaliyetin ilk günü olan 12 Ocak 2010 tarihinde, 7 numaralı holdeki A010 numaralı standımızda, 16:00 ve 18:00 saatleri arasında vereceğimiz ve Tanıtma Genel Müdür Yardımcımız İbrahim Yazar’ın katılımıyla gerçekleşecek olan açılış kokteyli olacak.” bilgisini verdi
Fuar yetkilileri fuarın bu yıl daha kapsamlı bir şekilde düzenleneceğini belirttiler. Türk turizm sektörünce önem verilen fuara Türkiye’nin kamu ve özel sektör yetkililerinin de iştirak edeceği açıklandı. Utrecht Turizm Fuarı’nın açılış törenine katılımcı ülkelerin üst seviyedeki temsilcilerinin katılacağı belirtildi.
Türkiye, Utrecht kentinin Jaarbeurs salonlarında geçen yıl 14 Ocak 2009 yılında düzenlenen turizm fuarında gözde ülkeleri arasında yer almıştı. Türkiye’nin tarihi, turistik ve kültürel değerleri etkili ve geniş bir şekilde tanıtılmıştı. Tanıtımlarda destinasyonlar ön plana çıkarılırken, termal, yayla, av ve golf başta olmak üzere, turizm çeşitlerinin zenginliğine ilişkin bilgilendirmeye de ağırlık verilmişti.

sanalica ile sanalika